AKIŞMAZLIK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

AKIŞMAZLIK harflerini içeren 7 harfli 28 kelime bulunuyor. 7 harfli AKIŞMAZLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KIZIŞMA16, AZIŞMAK15, AKIŞMAZ15, KAZILIŞ15, IŞILAMA13, KIZAMIK13, KIZILMA13, KAMIŞLI13, KAZIMIK13, MAZILIK13, AZIKLIK12, AŞIKLIK12, AŞILMAK12, AKIŞMAK12, ALMAŞIK12, ALIŞMAK12, KIŞLAMA12, KAKIŞMA12, KAZIKLI12, KAZILMA12, KAZIMAK12, KAŞIMAK12, MAŞALIK12, ŞAKIMAK12, AKKIŞLA11, IKLAMAK9, KAKILMA9, KAKMALI9

IKLAMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Yük altında güçlükle solumak
  • Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek

Birleşik Kelimeler: ıklaya sıklaya

KAKILMA

[isim]

  • Kakılmak işi

KAKMALI

[sıfat]

  • Üzerinde kakma işi bulunan

    Kabzası altın kakmalı palası elinden düşmüştü. - Feridun Fazıl Tülbentçi

AKKIŞLA

[isim]

  • Kayseri iline bağlı ilçelerden biri

AZIKLIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler
  • Azık koymaya yarayan kap veya torba
  • Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin

ÂŞIKLIK

[isim]

  • Âşık olanın durumu

AŞILMAK

[nesnesiz]

  • Aşma işine konu olmak

AKIŞMAK

[nesnesiz]

  • Karşılıklı akmak

[mecaz]

  • Her yönden gelip gitmek

    Sessiz, hayatın durgun akıştığı bir arka sokak. - Selim İleri

ALMAŞIK

[sıfat]

  • İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan
  • Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif

Birleşik Kelimeler: almaşık yapraklar

ALIŞMAK

[-e]

  • Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek

    Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım. - Etem İzzet Benice

  • Yadırgamaz duruma gelmek

    Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz. - Asaf Halet Çelebi

  • Uyar duruma gelmek, intibak etmek

    Bu mesleğe alışmış gibi görünüyor. - Nezihe Araz

  • Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak

    Tütüne alışmak. İlaca alıştı.

  • Bağlanmak, ısınmak

    Birdenbire ona alıştığını hissediyor ve bu işe ayrıca şaşıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar

  • Evcilleşmek, ehlîleşmek

[nesnesiz]

  • Tutuşmak, yanmaya başlamak

KIŞLAMA

[isim]

  • Kışlamak işi

KAKIŞMA

[isim]

  • Kakışmak işi

    Bir itişme, bir kakışma, bir yanındakine çelme vurup öne geçme yarışıdır gidiyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: ses kakışması

KAZIKLI

[sıfat]

  • Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan

Birleşik Kelimeler: kazıklı humma

KAZILMA

[isim]

  • Kazılmak işi

    Varlıkları kaledekiler tarafından anlaşılmış ve kendilerini bulmak için bir karşı lağım kazılmaya başlanmıştı. - İhsan Oktay Anar

KAZIMAK

[-i]

  • Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak

    Tahtanın boyasını kazımak.

  • Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak

    O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin.

  • Sertçe ovmak
  • Tıraş etmek

    Sakalını kazımak.

[nesnesiz]

  • Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek

    Mühür kazımak.

[mecaz]

  • Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak

    Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler. - Hüseyin Cahit Yalçın

[tıp]

  • Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek

    Çıbanı kazıyarak aldılar.

Birleşik Kelimeler: kazıkazan