AKIŞMAZLIK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler
AKIŞMAZLIK harflerini içeren 7 harfli 28 kelime bulunuyor. 7 harfli AKIŞMAZLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
KIZIŞMA16,
IKLAMAK
- Yük altında güçlükle solumak
- Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek
Birleşik Kelimeler: ıklaya sıklaya
KAKILMA
- Kakılmak işi
KAKMALI
-
Üzerinde kakma işi bulunan
Kabzası altın kakmalı palası elinden düşmüştü. - Feridun Fazıl Tülbentçi
AKKIŞLA
- Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
AZIKLIK
- Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler
- Azık koymaya yarayan kap veya torba
- Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin
ÂŞIKLIK
- Âşık olanın durumu
AŞILMAK
- Aşma işine konu olmak
AKIŞMAK
- Karşılıklı akmak
-
Her yönden gelip gitmek
Sessiz, hayatın durgun akıştığı bir arka sokak. - Selim İleri
ALMAŞIK
- İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan
- Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif
Birleşik Kelimeler: almaşık yapraklar
ALIŞMAK
-
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım. - Etem İzzet Benice
-
Yadırgamaz duruma gelmek
Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz. - Asaf Halet Çelebi
-
Uyar duruma gelmek, intibak etmek
Bu mesleğe alışmış gibi görünüyor. - Nezihe Araz
-
Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak
Tütüne alışmak. İlaca alıştı.
-
Bağlanmak, ısınmak
Birdenbire ona alıştığını hissediyor ve bu işe ayrıca şaşıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar
- Evcilleşmek, ehlîleşmek
- Tutuşmak, yanmaya başlamak
KIŞLAMA
- Kışlamak işi
KAKIŞMA
-
Kakışmak işi
Bir itişme, bir kakışma, bir yanındakine çelme vurup öne geçme yarışıdır gidiyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: ses kakışması
KAZIKLI
- Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan
Birleşik Kelimeler: kazıklı humma
KAZILMA
-
Kazılmak işi
Varlıkları kaledekiler tarafından anlaşılmış ve kendilerini bulmak için bir karşı lağım kazılmaya başlanmıştı. - İhsan Oktay Anar
KAZIMAK
-
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
Tahtanın boyasını kazımak.
-
Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak
O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin.
- Sertçe ovmak
-
Tıraş etmek
Sakalını kazımak.
-
Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek
Mühür kazımak.
-
Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak
Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler. - Hüseyin Cahit Yalçın
-
Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek
Çıbanı kazıyarak aldılar.
Birleşik Kelimeler: kazıkazan