AKILLANIVERMEK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

AKILLANIVERMEK harflerini içeren 7 harfli 64 kelime bulunuyor. 7 harfli AKILLANIVERMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KIVAMLI16, KIVIRMA16, KIVANMA15, KIVRAMA15, KAVKILI15, VIRLAMA15, VINLAMA15, VARILMA15, MANEVRA14, VARAKLI14, VAKARLI14, AKVAREL13, ALAVERE13, KARAVEL13, IKINMAK10, ILINMAK10, KIRMALI10, KIRILMA10, KIRINMA10, KALIMLI10, KILINMA10, ARINMAK9, ARIKLIK9, ARLILIK9, ANLAMLI9, ANMALIK9, ANIKLIK9, ANILMAK9, ANIRMAK9, ALIKLIK9, ALINLIK9, ALINMAK9, ALIRLIK9, ELMALIK9, IKLAMAK9, IRAKLIK9, KINAMAK9, KINLAMA9, KREMALI9, KANIKMA9, KANIRMA9, KARIKMA9, KARILIK9, KARILMA9, KARIMAK9, KARINLI9, KARINMA9, KALINMA9, KALMALI9, KAKILMA9, KAKMALI9, MARKALI9, MERAKLI9, RAKAMLI9, ARKALIK8, ANLAKLI8, KRALLIK8, KARALIK8, KEMAKAN8, KENARLI8, LAMEKAN8, MEKKARE8, NALEKAR7, NAKKARE7

NALEKÂR (Kelime Kökeni: Farsça nālekār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • İnleyen, iniltili

    İçlerinden biri de ince, hazin, nalekâr bir sesle yavaş yavaş Kur'an okuyordu. - Memduh Şevket Esendal

NAKKARE (Kelime Kökeni: Arapça naḳḳāre)

[isim]

[tarih]

  • Mehterhanede yer alan, birbirine bağlı iki yarım küre benzeri ve iki değnekle vurularak çalınan bir davul türü

ARKALIK

[isim]

  • Sırt dayamaya yarayan yer

    Rıza Efendi iskemlesinin arkalığına iyice yaslandı. - Tarık Buğra

  • Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç

[eskimiş]

  • Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü

ANLAKLI

[sıfat]

  • Zeki

KRALLIK

[isim]

  • Kral olma durumu, kraliyet
  • Kralın görevi, kraliyet
  • Kral tarafından yönetilen devlet ve bu devletin toprağı

KARALIK

[isim]

  • Kara olma durumu
  • Karaya çalan leke

Birleşik Kelimeler: ağzı karalık, bahtı karalık, gözü karalık, yüzü karalık

KEMAKÂN (Kelime Kökeni: Arapça kemā + kāne)

[zarf]

[eskimiş]

  • Önceden olduğu gibi, eskisi gibi

    İstanbul ve diğer vilayetlerimiz kemakân idare edilsin. - Yahya Kemal Beyatlı

KENARLI

[sıfat]

  • Herhangi bir biçimde kenarı olan

    Başında da geniş kenarlı, tüylü ama yine simsiyah bir şapka var. - Adalet Ağaoğlu

  • Kenarı süslü, işlenmiş

LAMEKÂN (Kelime Kökeni: Arapça lāmekān)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Mekânı olmayan, mekânsız
  • Yersiz yurtsuz, belli bir adresi olmayan

Birleşik Kelimeler: lamekân takımı

MEKKÂRE (Kelime Kökeni: Arapça mekkāre)

[isim]

[tarih]

  • Osmanlı ordusunda taşıma işlerinde kullanılan at, deve, katır vb. hayvanlar
  • Bu amaçla halktan ücret karşılığında kiralanan yük hayvanı

    Gündüzki muharebede obüs isabetiyle yaralanmış bir mekkâre katırının canhıraş çığlığı... - Attila İlhan

ARINMAK

[nesnesiz]

  • Temizlenmek
  • Katışıksız, arı (I) duruma gelmek

    Arınmış bir dilse çok kez arıtıcıların başarısıdır. - Nermi Uygur

[mecaz]

  • Rahatlamak

    Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır. - Haldun Taner

ARIKLIK

[isim]

  • Zayıflık, sıskalık

ARLILIK

[isim]

  • Arlı olma durumu

ANLAMLI

[sıfat]

  • Anlamı olan, manalı

[mecaz]

  • İçeriği olan

[mecaz]

  • Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar

    Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi. - Burhan Günel

Birleşik Kelimeler: çok anlamlı, eş anlamlı, iki anlamlı, ikiz anlamlı, karşıt anlamlı, tek anlamlı, yakın anlamlı, zıt anlamlı

ANMALIK

[isim]

  • Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar