Af ile Biten 5 Harfli Kelimeler

AF ile biten 5 harfli 29 kelime bulunuyor. Sonu AF olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Af ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Af olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÜZAF20, ZİFAF20, HOŞAF19, EVSAF18, ZİHAF18, EVKAF17, KİFAF17, KAVAF17, TAVAF17, SAHAF16, TUHAF16, AGRAF15, AHLAF15, HİLAF15, İTHAF15, PARAF15, EŞRAF14, ŞATAF14, YULAF14, ELYAF13, MUTAF13, ESLAF12, ESNAF12, İNSAF12, İSRAF12, SAKAF12, ETRAF11, İTLAF11, TARAF11

ETRAF (Kelime Kökeni: Arapça eṭrāf)

[isim]

  • Yanlar, taraflar

    Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler. - Peyami Safa

  • Çevre

    Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı. - Aka Gündüz

  • Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit

    Ama derdini etrafına anlatamıyordu işte. - Samiha Ayverdi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • etrafı boş bulmak
  • etrafında dört (veya pervane gibi) dönmek (veya pervane olmak)
  • etrafını almak (veya sarmak)

İTLAF (Kelime Kökeni: Arapça itlāf)

[isim]

  • Öldürme, yok etme, telef etme

    Bu, beni kalbimin en derininden yaralayan bir itlaf hançeri oldu. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • itlaf etmek

TARAF (Kelime Kökeni: Arapça ṭaraf)

[isim]

  • Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri

    Apartmanın temizliğine azami dikkat edilecek, her taraf pırıl pırıl olacak. - Elif Şafak

  • Yön, yan, doğrultu

    Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor. - Memduh Şevket Esendal

  • Yöre, yer

    Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu. - Haldun Taner

  • İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri

    Karşı tarafın adamları.

  • Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi

    Evine görücü gelecek kız tarafı strese girerdi. - Üstün Dökmen

  • Bir şeyin belli bölümü, kısmı

    Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • taraf (veya tarafını) tutmak
  • tarafa olmak (veya çıkmak)
  • taraf çıkmak (veya olmak)
  • taraf gözetmek

Birleşik Kelimeler: alt tarafı, baba tarafı, üst tarafı

ESLAF (Kelime Kökeni: Arapça eslāf)

[isim]

[eskimiş]

  • Bizden öncekiler, geçmişler, ahlaf karşıtı

ESNAF (Kelime Kökeni: Arapça eṣnāf)

[isim]

  • Küçük sermaye ve zanaat sahibi

    Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse

[argo]

  • Kötü yola sapmış olan kadın

    Esnaftan bir kadın.

Birleşik Kelimeler: esnaf ağzı, esnaf loncası

İNSAF (Kelime Kökeni: Arapça inṣāf)

[isim]

  • Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet

    Sende insaf yok mu, adamcağız bu borcu birden verirse işi bozulmaz mı?

[ünlem]

  • `Acı, düşün` anlamlarında bir seslenme sözü

    İnsaf! Oraya yarım saatte gidilir mi?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • insafa gelmek
  • insaf etmek
  • insafına kalmış

İSRAF (Kelime Kökeni: Arapça isrāf)

[isim]

  • Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık

    İsraf ve sefahat içinde yaşamaya başlamıştı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • israfa kaçmak
  • israf etmek

SAKAF (Kelime Kökeni: Arapça saḳf)

[isim]

[eskimiş]

  • Çatı, dam

    Genç âlimlerin, binbir rica, yüz bin teşekkürle gezip yıkık sakaflarının ... resimlerini almadıkları bu harabe, iki yüz yaşını çoktan doldurmuştu. - Ömer Seyfettin

ELYAF (Kelime Kökeni: Arapça elyāf)

[isim]

  • Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde

[sıfat]

  • Bu maddeden yapılmış

Birleşik Kelimeler: cam elyafı

MUTAF (Kelime Kökeni: Farsça mūytāb)

[isim]

[eskimiş]

  • Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası vb. dokuyan kimse
  • Keçi kılından dokunmuş veya örülmüş çul, çuval, yem torbası vb. şey

EŞRAF (Kelime Kökeni: Arapça eşrāf)

[isim]

  • Bir yerin zenginleri, sözü geçenler, ileri gelenler

    Bu davranış, eşraftan bazılarının onlara yandaş olmasını sağlıyor. - Ayla Kutlu

Birleşik Kelimeler: nakibüleşraf

YULAF (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
  • Bu bitkinin tohumu

Birleşik Kelimeler: yulaf unu, çayır yulafı

AGRAF (Kelime Kökeni: Fransızca agrafe)

[isim]

  • Kopça

AHLAF (Kelime Kökeni: Arapça aḫlāf)

[isim]

[eskimiş]

  • Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı

HİLAF (Kelime Kökeni: Arapça ḫilāf)

[sıfat]

  • Aykırı, karşıt, ters

[isim]

[halk ağzında]

  • Yalan

    Hiç hilafım yok.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hilaf olmasın
  • hilaf yok

Birleşik Kelimeler: hilafıhakikat