Akl ile Başlayan Kelimeler



AKL ile başlayan 30 kelime bulunuyor. Başında AKL olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde akl olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

AKLIEVVELLİK25, AKLAYIVERMEK22, AKLAYABİLMEK17, AKLANABİLMEK15, AKLISELİMLİK15

11 Harfli Kelimeler

AKLAYIVERME21, AKLİYECİLİK16, AKLAYABİLME16, AKLAŞTIRMAK16, AKLANABİLME14

10 Harfli Kelimeler

AKLAŞTIRMA15

9 Harfli Kelimeler

AKLIEVVEL22, AKLISELİM12

8 Harfli Kelimeler

AKLEVREK14, AKLİYECİ13, AKLAŞMAK12, AKLANMAK9

7 Harfli Kelimeler

AKLAŞMA11, AKLIMDA11, AKLINCA11, AKLİYAT9, AKLAMAK8, AKLANMA8

6 Harfli Kelimeler

AKLİYE8, AKLAMA7

5 Harfli Kelimeler

AKLIK6, AKLEN5, AKLAN5

4 Harfli Kelimeler

AKLI5, AKLİ4


AKLİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳlī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Akılla ilgili, akla dayanan, akılsal

    Akli muvazenesi pek sağlam bulunmadığı için serbest bırakıldı. - Sait Faik Abasıyanık


AKLEN (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳlen)


[zarf] [eskimiş]
  • Akıl gereğince, akıl yönünden

AKLAN


[isim] [coğrafya]
  • Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile

    Karadeniz aklanı.


AKLI


[sıfat]
  • Beyazı bulunan, beyaz renkli

    Arabacı, içkinin söndürdüğü fersiz, kabarık, aklı gözlerini kızın yüzüne yanaştırarak fısıldadı. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: aklı karalı


AKLIK


[isim]
  • Ak olma durumu

    Ocaktan aklığını yitirmiş bir bezle döndü, yeni gelenin masasını sildi. - Rıfat Ilgaz

Birleşik Kelimeler: yüz aklığı


AKLAMA


[isim]
  • Aklamak işi, ibra

Birleşik Kelimeler: aklama belgesi


AKLAMAK


[-i] [hukuk]
  • Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek

    Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır. - Necati Cumalı


AKLANMA


[isim] [hukuk]
  • Aklanmak işi

AKLİYE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳliyye)


[isim] [eskimiş] [tıp]
  • Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu

    Akliye hekimi.

[felsefe] [toplum bilimi]
  • Akılcılık

AKLANMAK


[nesnesiz]
  • Ak olmak, temizlenmek

    Bu çamaşır ne aklanır ne paklanır.

[hukuk]
  • Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek

    Yasak oyunum bu rejimde aklandı, Ulvi Uraz onu ramp ışığına çıkardı. - Haldun Taner

[hukuk]
  • Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak

AKLİYAT (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳliyyāt)


[isim] [eskimiş]
  • Akıl yolu ile kazanılan bilgiler

AKLAŞMA


[isim]
  • Aklaşmak durumu

AKLIMDA


[ünlem]
  • Lades oyununa katılanlardan biri ötekine bir şey verirken karşıdakinin `unutmadım` anlamında söylediği söz

AKLINCA


[zarf] [alay yollu]
  • Sandığına göre, düşünüşüne göre, umduğuna göre, aklı sıra

    Bütün kadınlar gibi aklınca bu yolla kocasını zevksizlikle suçluyordu. - Ayla Kutlu


AKLISELİM (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳl + selīm)


[isim]
  • Sağduyu
[sıfat]
  • Sağduyu sahibi olan