VASIFSIZ ile Oluşan Kelimeler (VASIFSIZ Kelime Türetme)



VASIFSIZ harflerinden oluşan 22 kelime bulunuyor. VASIFSIZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Vasıfsız kelimesinin anlamı nedir? Vasıfsız ile başlayan kelimeler. İçinde vasıfsız olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

VASIFSIZ27

5 Harfli Kelimeler

VASIF19, ISSIZ12

4 Harfli Kelimeler

SIVI13, SIVA12, SIZI10, SASI7

3 Harfli Kelimeler

VIZ13, FAZ12, VAZ12, FAS10, SAF10, SAV10, AZI7, SAZ7, ISI6, ASI5

2 Harfli Kelimeler

AV8, AF8, FA8, AZ5, AS3


AS


[isim] [hayvan bilimi]
  • Kakım
[isim]
  • İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey
[sıfat]
  • Bir işte başta gelen (kimse veya şey)

    As oyuncu.

Birleşik Kelimeler: assolist, astasım, asteğmen, asyön

[kimya]
  • Arsenik elementinin simgesi

ASI


[isim]
  • Asma işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • asıda olmak (veya kalmak)


AZ


[sıfat]
  • Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı

    Heykel konularının parmakla sayılacak kadar az olduğunu ileri sürüyordu. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

[zarf]
  • Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aza çoğa bakmamak
  • aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz
  • aza sormuşlar: "nereye?", "çoğun yanına" demiş
  • az ateş çok odunu yakar
  • az bulmak
  • az buz olmamak
  • az değil
  • az gelmek
  • az görmek
  • az günün adamı olmamak
  • azı çoğa saymak (veya tutmak)
  • az kaldı (veya kalsın)
  • az kaz, uz kaz, boyunca kaz
  • az olsun, uz olsun
  • az söyle, çok dinle
  • az tamah çok ziyan getirir
  • az veren candan, çok veren maldan
  • az yiyen çok uyur, çok yiyen güç uyur

Birleşik Kelimeler: az az, az alıcı, az buçuk, az çok, az daha, azel, az gelişmiş, az sonra, en az, azar azar, en azından

[eskimiş] [kimya]
  • Azot elementinin simgesi

ISI


[isim] [fizik]
  • Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji

    Isı, atomlar arası çekim gücünü yenerek maddenin hacmini arttırır.

Birleşik Kelimeler: ısıalan, ısıcam, ısıdam, ısıdenetir, ısı kuşak, ısıölçer, ısı ölçümü, ısı tedavisi, ısıveren, ısıyayar, ısı yayımı, ısı yuvarı, diriksel ısı, diril ısı, günısı, iç ısı, kızıl ısı, ergime ısısı, ısınma ısısı, vücut ısısı


SASI


[sıfat]
  • Küf ve çürük gibi kokan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sası kokmak


AZI


[isim]
  • Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş
[halk ağzında]
  • Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi

Birleşik Kelimeler: azı dişi


SAZ


[isim]
  • Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa

    Köyün saz kaplı, karanlık çökmüş damlarına seslendi. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]
  • Bu kamıştan yapılmış

Birleşik Kelimeler: saz benizli, saz rengi, saz tavuğu

[isim] [müzik]
  • Her tür müzik aracı, çalgı

Birleşik Kelimeler: saz eseri, sazevi, saz semaisi, saz şairi, saz şiiri, saz takımı, ince saz, ritim saz, divan sazı, meydan sazı, elektronik sazlar, nefesli sazlar, telli sazlar, üflemeli sazlar, vurmalı sazlar, yaylı sazlar


AV


[isim]
  • Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr

    Kral hiç tınmadan, rahat rahat avdan döndü. - Necip Fazıl Kısakürek

[mecaz]
  • Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ava çıkmak
  • ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
  • ava giden avlanır
  • av avlanmış, tav tavlanmış
  • av avlayanın, kemer bağlayanın
  • av vuranın değil, alanın

Birleşik Kelimeler: av dönemi, av hayvanı, av köpeği, av mevsimi, av sezonu, av tezkeresi, av yasağı, sökün avı, sürek avı, sürgün avı


AF (Kelime Kökeni: Arapça ʿafv)


[isim]
  • Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • af buyurun!
  • af çıkarmak
  • af dilemek
  • affa uğramak
  • affını dilemek (veya istemek)
  • affınıza sığınarak

Birleşik Kelimeler: affedilmek, affetmek, affettirmek, affeylemek, affolunmak, genel af, özel af, umumi af


FA (Kelime Kökeni: İtalyanca fa)


[isim] [müzik]
  • Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasındaki ses

Birleşik Kelimeler: fa anahtarı


SIZI


[isim]
  • Hafif ve ince ağrı

    Fakat her an, her an yine / İçimde aynı sızı - Halit Fahri Ozansoy

[mecaz]
  • Ruhsal acı, ızdırap

    Depremlerin acısını, sızısını belirtmek de adı sanı bilinmez köylü şairlere düşer. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

Birleşik Kelimeler: ağrı sızı


SAF (Kelime Kökeni: Arapça ṣaff)


[isim]
  • Dizi, sıra

    Bütün garsonlar saf teşkil edip selama dururlardı. - Ercüment Ekrem Talu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • saf bağlamak
  • saf değiştirmek
  • saflara ayırmak
  • saf tutmak

Birleşik Kelimeler: saf dışı

[sıfat]
  • Katıksız, arı(I), katışıksız, halis, has

    Hiçbir yerde buradakinden daha saf ve berrak sulara tesadüf etmedim. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[mecaz]
  • Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil

    Yenge, açık sözlü, saf bir kadıncağızdır. - Reşat Nuri Güntekin

[mecaz]
  • İyi niyetli, art niyetsiz

    Senin bu kadar çocukça saf olduğunu bilmezdim. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: safderun, safdil, safkan, saf su


SAV


[isim] [hukuk]
  • İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava

    Eleştiricilerimiz nasıl olur da böyle bir savda bulunabilirler? - Necati Cumalı

[mantık]
  • Tanıtlanması gereken önerme, tez
[eskimiş]
  • Haber, söz
[eskimiş]
  • Atasözü

Birleşik Kelimeler: sav söz, savı kanıtsama, ana sav, karşı sav


ISSIZ


[sıfat]
  • Kimse bulunmayan veya az kimse bulunan, tenha, yaban

    Köşkün bütün odaları ıssız. - Peyami Safa

[mecaz]
  • Yalnız, kimsesi olmayan
[zarf]
  • Tenha bir durumda

    Tenha sokak karın altında olduğundan daha ıssız görünüyor. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ıssız eve it buyruk
  • ıssız kalmak


SIVA


[isim]
  • Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç

    Onu sıvası dökük, iki göz evinde kınalı saçlı, çipil oğlancığını severken görmeli. - Nezihe Meriç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sıva vurmak

Birleşik Kelimeler: ince sıva, kaba sıva