ÇÖZÜNDÜRÜLMEK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler



ÇÖZÜNDÜRÜLMEK harflerini içeren 6 harfli 26 kelime bulunuyor. 6 harfli ÇÖZÜNDÜRÜLMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ÇÖZMEK19, ÖZÜNLÜ19, ÖZÜRLÜ19, ÖDÜNLÜ18, ÜÇÜZLÜ18, ÇÖRDEK17, ÖMÜRLÜ17, ÇÖMLEK16, ÖLÇMEK16, ÜZÜMLÜ16, DÜZLÜK15, DÖNMEK15, KÖLÇER15, ÖRÜLME15, ÖLÜNME15, ÇÜRÜME14, DÜRÜLÜ14, DÜZLEM14, DÜZMEK14, ÜZÜLME14, ÜRKÜNÇ13, ÜRÜNLÜ12, ÜRKÜLÜ12, DÜRMEK11, KÜRÜME11, ÜRÜMEK11


DÜRMEK


[-i]
  • Bir şeyi kıvırıp silindir biçiminde kendi üzerine sarmak

    Kâğıdı dürmek. Halıyı dürmek.


KÜRÜME


[isim]
  • Kürümek işi

ÜRÜMEK


[nesnesiz]
  • Havlamak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ürüyen köpek ısırmaz


ÜRÜNLÜ


[sıfat]
  • Ürünü olan

ÜRKÜLÜ


[sıfat]
  • Ürkü veren

ÜRKÜNÇ


[sıfat]
  • Ürkme, çekinme duygusu veren

    İncecik bir lüks değil kaba, zevkten yoksun, çok daha ürkünç bir lüks sergilenecek şimdi. - Selim İleri


ÇÜRÜME


[isim]
  • Çürümek işi

DÜRÜLÜ


[sıfat]
  • Dürülmüş, kıvrılmış

DÜZLEM


[sıfat]
  • Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı
[isim] [matematik]
  • Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi
[isim] [mecaz]
  • Ortam

    Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma. - Tahsin Yücel

Birleşik Kelimeler: düzlem geometri, düzlem küre, düşey düzlem, eğik düzlem, ekliptik düzlem, açıortay düzlemi, meridyen düzlemi, polarma düzlemi, yanay düzlemi, çok düzlemli, iki düzlemli, üç düzlemli


DÜZMEK


[-i]
  • Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek

    Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar. - Memduh Şevket Esendal

[-e]
  • Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek

    Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken... - Sait Faik Abasıyanık

[nesnesiz]
  • Uydurmak

    Bir sürü yalan düzmüş.

[kaba konuşmada]
  • Erkek, cinsel ilişkide bulunmak

ÜZÜLME


[isim]
  • Üzülmek durumu

DÜZLÜK


[isim]
  • Düz olma durumu
[coğrafya]
  • Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer

DÖNMEK


[nesnesiz]
  • Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek

    İçeride anahtarın acı bir gıcırtıyla döndüğünü duydum. - Yusuf Ziya Ortaç

[-e] [-den]
  • Geri gelmek, geri gitmek

    Ertesi gün aynı yoldan Bodrum'a döndük. - Halikarnas Balıkçısı

[-e]
  • Yönelmek

    Babam birdenbire bana döndü. - Sait Faik Abasıyanık

[-i]
  • Sapmak

    Gülümseyerek bir köşeyi döndü. - Peyami Safa

[-e]
  • Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek

    Dikmen yolları, mabede adak için gidenlerin yollarına dönmüştü. - Aka Gündüz

[-e]
  • Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek

    Erkekler tekaüt olunca çocuğa dönüyorlar. - Reşat Nuri Güntekin

[-de]
  • Belirli bir yerde dolaşmak
[-de]
  • Kendini bir yandan bir yana çevirmek

    Yatağında sabaha kadar dönüp durdu.

[-e]
  • Söz konusu etmek, hatırlamak

    Biz yine onun gençliğine, lise öğretmeni olduğu zamana dönelim. - Haldun Taner

[-e]
  • Bırakılan bir konu veya işe başlamak
[mecaz]
  • Hileyle, gizlice yapılmak

    Burada bir şeyler oluyor, bir şeyler dönüyor ama anlayamıyorum. - Refik Halit Karay

[din bilgisi]
  • İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek

    Annesinin İtalyan Yahudisiyken döndüğünü söylemişti. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • döne dolaşa
  • dönüp dolaşmak
  • dönüp geriye bakmak

Birleşik Kelimeler: fırdöndü, gündöndü, yanardöner, köşe dönücü


KÖLÇER


[isim] [halk ağzında] [bitki bilimi]
  • Tanelere zarar veren bir buğday hastalığı

ÖRÜLME


[isim]
  • Örülmek işi

    Kelimelerin seçilmesi, cümlelerin örülmesi, ahengin bulunması için müşahhas esaslara sahip olmuştu. - İbrahim Alâeddin Gövsa