S ile Başlayan T ile Biten 7 Harfli Kelimeler

S ile başlayan T ile biten 7 harfli 39 kelime bulundu.T ile başlayan S ile biten 7 harfli kelimeler

Ayrıca, "İçinde St olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SAFAHAT18, SAHAVET18, SEFAHAT18, SAFİYET16, SLAVİST15, SUHULET14, SUHUNET14, SAHABET14, SALAVAT14, SEYAHAT14, SEFARET14, SEFALET14, SİNÜZİT13, SEMAHAT13, SARAHAT12, SEYYİAT12, SİYASET11, SIYANET11, SÜKUNET11, SERAZAT11, SERBEST11, SİRAYET10, SİYAKAT10, SİYENİT10, SİDERİT10, SUİKAST10, SADARET10, SADAKAT10, SALABET10, SERMEST10, SELÜLİT10, STİLİST9, SAKAMET9, SELAMET9, SELASET9, SİNARİT8, SİLİKAT8, SAKATAT8, SERENAT8

SİNARİT (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • İzmaritgillerden, Marmara ve Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris)

SİLİKAT (Kelime Kökeni: Fransızca silicate)

[isim]

[kimya]

  • Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz

SAKATAT (Kelime Kökeni: Arapça saḳaṭāt)

[isim]

  • Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları

SERENAT (Kelime Kökeni: Fransızca sérénade)

[isim]

[müzik]

  • Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası
  • Geceleyin, açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konser

STİLİST (Kelime Kökeni: Fransızca styliste)

[isim]

  • Giyimçizer

SAKAMET (Kelime Kökeni: Arapça saḳāmet)

[isim]

[eskimiş]

  • Bozukluk, yanlışlık, eksiklik

SELAMET (Kelime Kökeni: Arapça selāmet)

[isim]

  • Esen olma durumu, esenlik
  • Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu, kurtuluş

    Sizinle bu mesele etrafında karşılaşmamayı sizin selametiniz namına temenni ederim. - Nazım Hikmet

[edebiyat]

  • Anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması

Ata Sözleri ve Deyimler

  • selamete çıkmak

Birleşik Kelimeler: sağ selamet

SELASET (Kelime Kökeni: Arapça selāset)

[isim]

[edebiyat]

  • Akıcılık

SİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça sirāyet)

[isim]

  • Hastalık başkalarına geçme, bulaşma

    Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yayılma, dağılma

    Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sirayet etmek

SİYAKAT (Kelime Kökeni: Arapça siyāḳat)

[isim]

[eskimiş]

  • Genellikle devlet dairelerinde kullanılmış bir yazı türü

SİYENİT (Kelime Kökeni: Fransızca syénite)

[isim]

[jeoloji]

  • Kuvarssız granit, ortoklaz, mika, hornblentten oluşan platonik kayaç

SİDERİT (Kelime Kökeni: Fransızca sidérite)

[isim]

[gök bilimi]

  • İçinde yalnız demir ve nikel bulunan gök taşı

[jeoloji]

  • Sideroz

SUİKAST (Kelime Kökeni: Arapça sūʾ + ḳaṣd)

[isim]

  • Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma

    Bir nefes alayım derken iğrenç bir suikasta uğradım. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bir devlet büyüğünü veya önemli bir kişiyi plan kurarak öldürme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • suikastta parmağı olmak

SADARET (Kelime Kökeni: Arapça ṣadāret)

[isim]

[tarih]

  • Sadrazamlık

SADAKAT (Kelime Kökeni: Arapça ṣadāḳat)

[isim]

  • İçten bağlılık

    Nerede sadakat beklersek orada ihanete uğrarız. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Sağlam, güçlü dostluk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sadakat göstermek